“Aslında kapasitesi var ama bir türlü harekete geçmiyor.”
Ergenlik dönemindeki çocukları için ebeveynlerden sık duyduğumuz cümlelerden biridir. Ders çalışmayı sürekli erteleme, ödevleri son güne bırakma, sınava hazırlanmakta zorlanma ya da sorumluluklarını hatırlatılmadan yerine getirmeme zamanla aile içinde önemli bir çatışma konusu hâline gelebilir.
Bu davranışlar dışarıdan bakıldığında “tembellik”, “umursamazlık” ya da “sorumsuzluk” gibi görünebilir. Ancak ergenlerde erteleme davranışının arkasında her zaman isteksizlik olmayabilir.
Bazen genç, yapmak istemediği için değil; nasıl başlayacağını bilemediği, başarısız olmaktan korktuğu, kendisinden çok yüksek beklentileri olduğu ya da karşısındaki görevi gözünde büyüttüğü için harekete geçmekte zorlanabilir.
Ergenler Neden Sürekli Erteler?
Ergenlik yalnızca fiziksel değişimlerin yaşandığı bir dönem değildir. Akademik beklentilerin arttığı, sosyal ilişkilerin daha fazla önem kazandığı ve gencin kendisiyle ilgili düşüncelerinin şekillenmeye başladığı önemli bir gelişim dönemidir.
Bir yandan sınavlar, dersler ve gelecek planlarıyla ilgilenmesi beklenirken diğer yandan arkadaş ilişkileri, aile içindeki sınırlar, bağımsızlaşma isteği ve “Ben kimim?” sorusu gencin gündeminde olabilir.
Bu nedenle bir ergenin:
ders çalışmaya başlayamaması,
ödevlerini sürekli son güne bırakması,
bir işi yapması gerektiğini bildiği hâlde harekete geçememesi,
başladığı işi sürdürmekte zorlanması,
sürekli “sonra yapacağım” demesi
yalnızca sorumluluk almamasıyla açıklanamayabilir.
Önemli olan yalnızca görünen davranışa değil, bu davranışın altında ne olduğuna da bakabilmektir.
Ertelemenin Altında Başarısızlık Korkusu Olabilir mi?
Bazen bir işe başlamamak, o işte başarısız olma ihtimaliyle karşılaşmamanın bir yolu hâline gelebilir.
Örneğin genç bir sınava yeterince hazırlanmaz ve düşük not alırsa kendi içinde:
“Çalışmadığım için böyle oldu.”
diyebilir.
Ancak çok çalışmasına rağmen istediği sonucu alamaması onun için daha zorlayıcı olabilir. Çünkü bu kez sonuç, kendi yeterliliğiyle ilgili düşüncelerini etkileyebilir.
Bu nedenle bazı gençler farkında olmadan başarısızlık ihtimalinden korunmak için çalışmayı erteleyebilir.
Ebeveyn açısından bu durum “Hiç umurunda değil.” şeklinde görünürken gencin iç dünyasında aslında “Ya yapamazsam?” düşüncesi bulunabilir.
Mükemmeliyetçilik de Ertelemeye Neden Olabilir
Mükemmeliyetçi gençlerin her zaman çok düzenli ve çalışkan olması beklenir. Oysa bazen tam tersi ortaya çıkabilir.
Bir işi çok iyi yapması gerektiğine inanan genç, nereden başlayacağını bilemeyebilir.
“Tam yapamayacaksam hiç başlamayayım.”
düşüncesi ertelemeyi güçlendirebilir.
Ödevin veya sınav hazırlığının büyüklüğü gözünde arttıkça başlamak daha da zor hâle gelebilir. İşler biriktikçe kaygı artar; kaygı arttıkça erteleme devam eder.
Böylece genç kendisini bir döngünün içerisinde bulabilir:
Görev → Kaygı → Erteleme → İşlerin birikmesi → Daha fazla kaygı → Daha fazla erteleme
Bu noktada yalnızca “Çalışman gerekiyor.” demek çoğu zaman yeterli olmayabilir.
“İstese Yapar” Demek Her Zaman Doğru mu?
Bir ergenin bir şeyi yapabilecek kapasitede olması ile o kapasiteyi her zaman kullanabilmesi aynı şey değildir.
Ders çalışmak veya bir görevi tamamlamak yalnızca bilgiyle ilgili değildir. Başlayabilme, planlama yapabilme, zamanı yönetebilme, dikkatini sürdürebilme ve işi tamamlayabilme gibi birçok becerinin birlikte çalışmasını gerektirir.
Bu nedenle genç dersin konusunu anlayabildiği hâlde masasının başına oturmakta veya başladığı çalışmayı sürdürmekte zorlanabilir.
Burada ebeveynlerin kendilerine sorabilecekleri önemli bir soru vardır:
“Çocuğum yapmak istemiyor mu, yoksa yapmakta mı zorlanıyor?”
Bu iki durum birbirinden farklıdır ve yaklaşımın da buna göre değişmesi gerekir.
Sürekli Eleştirmek Motivasyonu Artırır mı?
Ergenin sorumluluklarını yerine getirmemesi ebeveynlerde öfke ve kaygı oluşturabilir.
“Bu şekilde devam edersen hiçbir yere gelemezsin.”
“Telefonu bırakıp biraz ders çalışsan keşke.”
“Senin yaşında biz böyle değildik.”
“Kaç kere söylemem gerekiyor?”
gibi cümleler çoğu zaman ebeveynin endişesinden ortaya çıkar.
Ancak genç sürekli eleştirildiğini hissettiğinde konuşmanın asıl konusu olan ders veya sorumluluk ikinci plana geçebilir. Kendini savunmaya başlayabilir, odasına çekilebilir ya da iletişimi kapatabilir.
Böylece çözmeye çalıştığımız problem devam ederken aile içindeki ilişki de zorlanmaya başlayabilir.
Ergenlik döneminde davranışın sınırlarını belirlemek ile gencin kişiliğini eleştirmek arasındaki fark oldukça önemlidir.
“Ödevlerini son güne bırakman seni zorluyor gibi görünüyor.”
demekle,
“Sen zaten çok tembelsin.”
demek aynı etkiyi oluşturmaz.
Birincisi davranışa odaklanırken ikincisi gencin kendisiyle ilgili olumsuz bir tanımlama yapar.
Ebeveynler Erteleme Davranışına Nasıl Yaklaşabilir?
Ergenin bütün sorumluluklarını onun yerine üstlenmek çözüm değildir. Ancak sürekli hatırlatmak, kontrol etmek ve eleştirmek de zamanla ebeveyn ile genç arasındaki ilişkiyi bir görev takibine dönüştürebilir.
Bu süreçte öncelikle ertelemenin hangi noktada ortaya çıktığını anlamaya çalışmak önemlidir.
Genç göreve başlamakta mı zorlanıyor?
Başladıktan sonra dikkatini sürdürmekte mi güçlük çekiyor?
Ne yapacağını bilemediği için mi erteliyor?
Başarısız olmaktan mı korkuyor?
Yoksa son dönemde genel olarak birçok alanda isteksizlik mi yaşıyor?
Sorunun kaynağı değiştikçe ihtiyaç duyulan destek de değişebilir.
Bazen yapılacak işleri küçük adımlara bölmek, ulaşılabilir hedefler belirlemek ve gence kendi planını yapabileceği alan bırakmak yardımcı olabilir.
Ancak bazı durumlarda erteleme davranışı yalnızca ders çalışma alışkanlığıyla açıklanamayacak kadar yoğun olabilir.
Ne Zaman Destek Almak Düşünülebilir?
Her ergen zaman zaman ödevini erteleyebilir veya ders çalışmak istemeyebilir. Tek başına erteleme davranışı bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Ancak bu durum uzun süredir devam ediyor, akademik yaşamı belirgin biçimde etkiliyor, aile içinde sürekli çatışmaya yol açıyor veya genç kendisi de harekete geçemediği için yoğun şekilde zorlanıyorsa altında yatan nedenlerin değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Özellikle ertelemenin yanında yoğun kaygı, başarısızlık korkusu, kendine yönelik olumsuz düşünceler, dikkatini sürdürmede belirgin güçlük veya günlük yaşamın farklı alanlarında isteksizlik görülüyorsa konuyu yalnızca “tembellik” üzerinden değerlendirmemek önemlidir.
Ergenlerde Ertelemenin Arkasında Ne Olduğunu Anlamak
Bazen gördüğümüz şey yalnızca davranışın en dış kısmıdır.
Genç “Daha sonra yapacağım.” dediğinde bunun altında isteksizlik bulunabileceği gibi kaygı, başarısızlık korkusu, mükemmeliyetçilik, nereden başlayacağını bilememe veya kendisini yetersiz hissetme de bulunabilir.
Bu nedenle yargılamak yerine anlamaya çalışmak, öfke yükseldiğinde konuşmaya kısa bir ara vermek ve sürekli eleştirmek yerine gencin kendi sorumluluğunu üstlenebileceği alanlar oluşturmak aile içindeki iletişimi güçlendirebilir.
Amaç gencin bütün sorunlarını onun adına çözmek değil; kendi güçlüklerini fark edebilmesine ve çözüm geliştirebilmesine destek olmaktır.
Ergen Danışmanlığı
Erteleme davranışı uzun süredir devam ediyor, ders yaşamını veya aile içindeki iletişimi etkilemeye başlıyorsa yalnızca görünen davranışa odaklanmak yeterli olmayabilir.
Gencin başlamakta mı zorlandığı, başarısızlıktan mı kaçındığı, kendisinden yüksek beklentiler nedeniyle mi ertelediği ya da dikkat ve planlama süreçlerinde mi güçlük yaşadığı her genç için farklı değerlendirilmelidir.
Erteleme ve motivasyon güçlüğünün altında yatan nedenleri daha yakından değerlendirmek ve aile olarak nasıl yaklaşabileceğinizi konuşmak için Ergen Danışmanlığı hizmetimiz hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.